CERRAHİ

Meme kanserinde; sadece kanserli dokunun, çevresinden sağlıklı meme dokusunu içerecek şekilde, çıkarıldığı “meme koruyucu cerrahi” ve meme dokusunun tamamına yakınının çıkarıldığı “mastektomi” denilen iki türlü cerrahi yöntem vardır. Endikasyonları doğru konularak yapıldığında yaşam beklentisi olarak iki yöntemin farkı yoktur. Bırakılan meme dokusunda kanser nüksü, meme koruyucu cerrahi sonrası mastektomi ile karşılaştırıldığında %3-6 daha fazladır.

Meme koruyucu cerrahi sonrası korunan meme dokusunda kanser nüksünü azaltmak amaçlı radyoterapi tedavisi gereklidir. Mastektomi sonrası da belli durumlarda radyoterapi gerekebilir. Kanserli dokunun meme boyutuna göre büyük olduğu ve ya mültisentrik olduğu durumlarda,hastanın ameliyat sonrası radyoterapi alamayacağı durumlarda meme koruyucu cerrahi uygun olmayabilir.

Günümüzde mastektomi sonrası vücudun doğal dokusu kullanılarak ve ya protez uygulamaları ile yüz güldürücü meme rekonstrüksiyonu ameliyatları yapılabilmektedir. Bu nedenle mastektomi ve meme koruyucu cerrahinin artıları ve eksileri hastaya cerrah tarafından detaylı olarak anlatılmalıdır. Medikal endikasyonları hekim tarafından değerlendirildikten sonra iki cerrahi müdahale şekli arasındaki en iyi seçim doktor ve hastanın beraber karar verdiği seçimdir.

Aksiller Sentinel Lenf Nodu Biyopsisi :

Meme kanserinin çok ender istisnalar dışında ilk yayılım gösterdiği yer koltukaltı lenf nodlarıdır. Meme kanseri teşhisi konulan her hastada hastalığın safhasını saptamak ve cerrahi sonrası medikal tedaviyi planlayabilmek için koltukaltı lenf nodlarında tutulum olup olmadığını bimek gereklidir. Bu nedenle meme kanseri cerrahisi denildiğinde koltukaltı(aksilla) cerrahi planın bir parçasıdır. Klasik aksiller lenf nodu disseksiyonunda direk olarak koltukaltından en az 14 adet lenf nodu çıkarılarak patolojik incelemeye verilir. Erken safha meme kanserlerinde koltukaltı lenf nodlarının tutulumu %30’un altındadır. Bu da %70 hastada gereksiz yere koltukaltı lenf nodları çıkarılması anlamına gelir.

Günümüzde koltukaltı lenf nodlarına yayılımın belli bir sıra içinde olduğunu bilmekteyiz. Yani koltukaltına kanser hücresi yayılması olacaksa öncelikli olarak gittiği bir lend nodu vardır. Bu noda yayılım olmadan diğer nodlara yayılım olmaz. İşte bu noda sentinel nod denir. Aksiller sentinel lenf nodu biyopsisinde meme dokusu içine ameliyat öncesi özel bir madde enjekte edilerek ameliyat sırasında gama prob adlı ölçüm yapabilen bir aletle koltukaltına yapılan minimal bir kesi ile sadece sentinel lenf nodu çıkarılır ve patolog tarafından kanser hücresi olup olmadığına bakılır. Kanser yayılımı görülmediği durumlarda koltukaltının temiz olduğu anlaşılıp gereksiz yere diğer lend nodları çıkarılmaz. Böylelikle ameliyat sonrası oluşabilecek olası kol ödemi,hissizlik gibi muhtemel komplikasyonlar minimuma indirilmiş olur.

Copyright © 2008 Selçuk Kihtir
Site Tasarım ve Programlama Prosesgrup